KadimElifba'nın
Gāyesi Nedir?


İşbu suale cevap vermeden evvel şu suallere cevap vermemiz elzemdir.

  • Lisan nedir? Bir milletin lisanının ehemmiyeti nedir?
  • Kelime nedir? Cümle nedir? Tefekkür, tahassüs ve tahayyül için bunların ehemmiyeti nedir?
  • Elifba nedir? Hangi maksatla kullanılır?

Lisan nedir? Bir milletin lisanının ehemmiyeti nedir?

Milletler aynı gāyeye, aynı hayale, aynı fikre ilh. sahip insanlardan teşekkül eden cemiyetlerdir. Bir milletin fertleri birbirlerine benzerler. Oturup kalkmaları, konuşmaları, susmaları, sevinmeleri, üzülmeleri ilh. Eğer bu hissî ve fikrî beraberlik yoksa ortada bir millet olduğundan söz etmek zordur. Senin canını yakan bir şeyi görüp de buna gülen birisiyle beraber yaşamak zordur.

Peki bu hissiyat ve fikriyat hangi vasıtayla bir milletin fertleri arasında beraberliği sağlar? Lisanla. Lisan bir bağdır ki bir milletin fertlerini bir arada tutar. Fikrî ve hissî birlikteliği sağlar.

Şimdi lisanın bir millet için olan ehemmiyetini anlamak zor olmasa gerektir. Lisan olmazsa millet de olmaz! Lisan vasıtasıyla fertler birbirlerinin fikrinden, hissinden, hayalinden ilh. haberdar olurlar. Birbirlerini anlarlar. Ve aralarında bir ünsiyet peyda olur ki insan demek ünsiyet kuran demektir. İnsan yalnız yaşayamaz. Başka insanlarla beraber olmak ister, hemhâl olmak ister, sohbet etmek ister, dertleşmek ister, sevinmek ister ilh. Eğer lisan bozulursa bunları sağlayan yegâne imkân elden gider ve insanlar yalnız kalır. Kimse kimseyi anlamaz. Birlikte sevinmek, dertleşmek ilh. muhal bir hayal olur.

Peki lisan sadece yaşayan insanların arasındaki irtibatı mı sağlar? Tabii ki hayır. Lisan geçmişten bize haberler, hikâyeler, dersler, nasihatler ilh. getirir ve bizden de geleceğe götürür. Eğer lisan bozulursa hem seleflerimizle hem haleflerimizle olan irtibatımız kopar. Ceddimizin sesi duyulmaz olur. Neslimizin bizden haberi olmaz. Ceddimiz neye sevinirdi, neye hüzünlenirdi, hangi gāyeyle yürür, hangi gāyeyle dururdu ilh. bilemez oluruz.

Hülâsa, lisan öyle ehemmiyetlidir ki vatanımız, ay yıldızlı bayrağımız gibidir.Lisanımızı kaybedersek kendimizi kaybetmiş oluruz!

Kelime nedir? Cümle nedir? Tefekkür, tahassüs ve tahayyül için bunların ehemmiyeti nedir?

Kelimeler bir lisanın en temel unsurudur. Kelimeler insanların zihinlerinde bir nesnenin, bir fikrin, bir hayalin, bir hissin ilh. remzidirler. Yani ol nesneye yahut fikre yahut hayale yahut hisse ilh. işaret ederler. Biz kelimeleri kullanarak zihnimizde bir dünya inşa ederiz. Ne kadar çok kelime biliyorsak, inşa ettiğimiz dünya o derece zengin olur.

Mesela, sadece çam ağacını bilen birisi zihninde bir bahçe tasavvur etmek dilese bahçesinde sadece çam ağaçları olacaktır. Başka bir ağacı tasavvur edip de bahçesine koyamaz. Lakin çam ağacıyla beraber çınarı, elmayı, armudu, söğüdü, ayvayı, vişneyi, kirazı ilh. bilen birisinin bahçesinde bu ağaçların her biri bulunur. Şimdi ben size bir sual edeyim, siz sadece çam bahçesini mi tercih edersiniz yoksa muhtelif ağaçlarla bezeli olan ikinci bahçeyi mi? Ben ikincisini tercih ediyorum. İşte kelime zenginliği böyle bir şeydir.

Peki kelimeler sadece daha güzel hayaller kurmaya mı yarar? Tabii ki hayır. İnsanların zihnindeki dünya ne kadar dışarıda tecrübe ettiği dünyaya benzerse o insanın hayatı daha kolay olur, güzel olur. Mesela, sanayideki bir motor ustası iştigal ettiği makinelerin aksamını, tamir ettiği arabaların aksamını işaret eden kelimeleri bilirse bir hata ile karşılaştığında yahut bir müşterisi ona bir arızayı tarif ettiğinde arabayı sökmeden arızanın sebebini bilebilir. Çünkü arabayı ve arızayı zihninde görür. Zihninde arabayı evirir çevirir, inceler ve arızayı tamir eder. Sonra gerçek araba üstünde tamirata başlar. Eğer mevzubahis aksama ait kelimeleri bilmezse zihni bulanıklaşır ve ne yapacağını bilemez olur. Kelime zenginliği zihni berraklaştırır.

Şerhشرح
Cümleler ise kelimelerin bir gāyeyi, arzuyu, talebi, temenniyi, hissi, fikri, hayali ilh. muhataba anlatabilmek için inşa edilirler. Kelimeler ile zihnimizde bir dünya kurarız. Cümlelerle bu dünyayı diğer insanlara gösteririz. Yani cümleler bâtınî dünyamızdan zâhirî dünyamıza açılan pencerelerdir. Cümle inşa edebilmek işbu pencerenin temiz olması demektir ki muhatabımız meramımızı anlayabilir. Cümle inşa edememek pencerenin kirli olması demektir ki muhatabımız ne dediğimizi işitmez bile.

Cümlelerin tek vazifesi muhatabımız ile irtibat kurmak değildir. Bazı zamanlar kendi kendimizle konuşmak, sohbet etmek isteriz. Eğer bir hata yapmışsak kendimizi hesaba çekeriz. Buna tefekkür derler. Bazı zamanlar hislerimizi ifade edebilmek isteriz. Buna tahassüs derler. Ve bazı zamanlarda istediğimiz, arzu ettiğimiz şeyler için hayal kurarız. Buna da tahayyül derler. Sıhhatli bir şekilde tefekkür, tahassüs ve tahayyül edebilmek için kelimelerle cümleler elzemdir.

Elifba nedir? Hangi maksatla kullanılır?

Dedik ki lisan bir milletin fertleri arasındaki irtibatın vasıtasıdır. Sadece aynı devirde yaşayanların değil aynı zamanda geçmiş ve gelecektekilerin arasında da bir irtibat vasıtasıdır. Bir lisanın işbu vasfa sahip olabilmesi için o lisanın kayıt altına alınabilmesi lazımdır. Bu kayıt altına alma ise o lisandaki seslerin remzlerini ihtiva eden harf cedveliyle mümkündür. Eğer geçmişin, şimdinin ve geleceğin arasında bir lisan bağı kurulacaksa bu ortak bir harf cedveli ile olacaktır.

Bizim ceddimiz Elifba ile fikirlerini, hislerini ve hayallerini kayıt altına alırdı. Bizse Alfabe ile aynı işi yapıyoruz. Eğer ceddimizin sesini işitebilmek istiyorsak Elifba'yı bilmemiz şarttır. Elifba işte bu maksatla kullanılır. Ceddimizin sesini işitebilmek için.

KadimElifba'nın Gāyesi Nedir?

KadimElifba'nın gāyesi evvelki suallere verdiğimiz cevaplardır.

  • Ceddimizin sesini işitmek.
  • Zihin dünyamızı zenginleştirmek, berraklaştırmak.
  • Millî birliğimizi, ittihadımızı sağlamak.
  • Meramımızı muhataplarımıza şüpheye mahal bırakmayacak şekilde anlatabilmek.
  • Tefekkürümüzü, tahassüsümüzü ve tahayyülümüzü geliştirmek.
  • ilh.

KadimElifba'nın muhalefeti neye karşıdır?

Muhalefetimiz, yanlış uydurulan kelimelere, yanlış kullanılan kelimelere ve mevcutta var olan bir kelime yerine ikame edilen kelimeleredir. Mesela, görev kelimesi yanlış uydurulmuş bir kelimedir. Muhalefet ederiz. Paylaşmak yanlış kullanılan bir kelimedir. Muhalefet ederiz. Avukat bizdeki muhâmi kelimesi yerine kullanılmaya başlanmış bir kelimedir. Muhalefet ederiz.

Peki, hangi sebeple?

Evvelden dediğimiz gibi, yanlış uydurulan, yanlış kullanılan ve ikame gelen kelimeler hâlihazırda var olan bir kelimeyi öldürüyorlar. Her ölen kelime ceddimizin sesinin biraz daha kısılması demektir. Zihin dünyamızın bulanıklaşması ve millî birliğimizin zayıflaması demektir.

Ecnebi lisanlarından alınan her kelimeye muhalefet ediyor muyuz?

Hayır. Hâlihazırda lisanımızda olmayan kelimeleri almaya muhalefet etmiyoruz. Halbuki lisanımızda işbu kelimelere muadil yeni kelimeler türetmek tercihimizdir. Mesela, telefon kelimesine muhalefet etmiyoruz (ammâdûrsadâ denmesi daha iyi olurdu), lakin avukat, doktor, noter, okul ilh. kelimelere muhalefet ediyoruz.

Latin Alfabesi'ne muhalefet ediyor muyuz?

Hayır. Zamanımızda internet ve ferman(program) inşâsı gibi hayatın mühim sahalarında kullanılan Latin Alfabesi vazgeçilmez bir hâl almıştır. Latin Alfabesi'ne muhalefet etmenin bize faydası değil zararı dokunur. Bizim davamız hem Osmanî Elifba hem Latinî Alfabe'nin birlikte talim ve tahsil edilmesidir.