Fiillerden müştak bir takım sıfatlar vardır ki fiillerin fer’leridir.1 Bunlardan biri ism-i fail2 ve biri ism-i meful3dur. Bir takımına dahi sıfat-ı müşebbehe4 dinilür.
İsm-i Fail ve İsm-i Meful
İsm-i fail fiil-i malumlardan gelür. Şöyle ki madde-i asliyenin ahiri fetha ile harekelendikten bir Nun ilave olundukta ism-i fail sigası olur. Sevmek maddesinden seven ve yazmak maddesinde yazan gibi. Ve eğer madde-i asliyenin ahiri zaten harekeli ise birde Ya ilave olunur. Söyleyen, okuyan gibi.
İsm-i meful dahi bu kaide üzere fiil-i mechulden müştak olur. Sevilen, yazılan, söylenen, okunan gibi
Gerek ism-i fail ve gerek ism-i meful (lar, ler) ile cem’lenur. Sevenler, yazanlar, sevmiyenler, yazmıyanlar, söyleyenler, yazılanlar, söylemiyenler, yazılmıyanlar gibi.
Ve bir kimse bir fiili bayağı5 sanat6 idinirse ana sıfat olmak üzere madde-i asliyenin ahirine Ya-ı imla ve (cı, ci, cu, cü, çı, çi, çu, çü) ilavesiyle ism-i fail yapılur. Yazıcı, okuyucu gibi.
Ve bazen bu (cı, ci, cu, cü, çı, çi, çu, çü) harfi isimlere dahi ilhak olunur. Ekmekçi ve südcü gibi.
Ve fiil-i mechulun mazi-i naklisi ism-i meful sigası dahi olur. Nitekim yazılan, düzilen, koşılan dinilecek yerde yazılmış, düzilmiş, koşulmuş dinilür.
Sıfat-ı Müşebbehe
Sıfat-ı müşebbehe sigaları semaidir.7 Yani işitildiği gibi bellenilüb kullanılur. Kıyas ile bilinmez ve her maddeden muttarid olarak gelmez. Bitek8, açık, cürük, soluk, keskin, dalgın, düşkün, yorgun, sevimli, sevgili, yazılı, yakışıklı gibi.
Mübalağa-i İsm-i Fail
İşitken, soluğan, bilgic, talgıc sigaları mübalağa-i ism-i faildir. Ziyade işitici, ziyade soluyucu, çok bilici, çok dalıcı manalarını ifade iderler. Bunlar dahi semaidir her maddeden bir kaide-i muttaride üzere gelmez ve fiil-i iltizaminin müfrid gaibine hafif harekeli ise (rek) ve ağır harekeli ise (rak) ilave olundukta bir nev’ sıfat olur. Nitekim gülerek geldi, ağlayarak gitti dinilür.
Hâmiş
-
fer’: dal, budak, bir kökten, bir asıldan ayrılan kolların her biri, asıl olmayan, şûbe, ikinci derecede olan şey ↩
-
fail: bir fiilin ifâde ettiği işi yapan veya bildirdiği hale sahip kimse veya şey ↩
-
meful: bir fiilin tesiri altında kalan kimse veya şey ↩
-
müşebbeh: benzetilen, teşbih edilen ↩
-
bayağı: değişik bir tarafı bulunmayan, farklı olmayan, sıradan ↩
-
sanat: his, tasavvur ve fiilleri söz, yazı, resim ilh. Vasıtalarıyla ifade etme ↩
-
semai: kaideye bağlı olmadan işitildiği gibi kullanılan kelime, zıttı kıyasi’dir.9 ↩
-
bitek: bereketli toprak ↩
-
kıyasi: kaideye bağlı olarak kullanılan kelime ↩