Kelime — 6

Masdar

Masdar bir zata nisbet edilmeksizin ve kendusiçun bir zaman düşünülmeyerek bir iş ve yahud bir hali bildiren kelimeye derler. يازمق : yazmak, دۉشنمك : düşünmek gibi.

Masdarın on dürlü itibarı vardır.

  1. Lafız İtibariyle
  2. Aslı İtibariyle
  3. Maddesi İtibariyle
  4. Terkib1 Cihetiyle
  5. Mânâ Cihetiyle
  6. Mef’ulun Bihine Nisbetle
  7. Failine Nisbetle
  8. Edat İtibariyle
  9. Mananın Zuhuru İtibariyle
  10. İsti’mali İtibariyle

Lafzı İtibariyle

Masdar lafzı itibariyle iki dürlü olur. Biri masdar-ı hafifdir ki ahirine mek lafzı getirilir گۉلمك : gülmek gibi. Biri dahi masdar-ı sakildir ki ahirine mak lafzı getirilir اغلامق : ağlamak gibi.

Harekesi hafif olan masdarların ahiri mek olur.

گلمك : gelmek, گۉلمك : gülmek, ايركيلمك : irkilmek gibi.

Harekesi sakil olan masdarların ahiri mak olur.

آلمق : almak, اۏلمق : olmak, ييلمق : yılmak gibi.

İşbu mak ile mek Türkçe masdarların edatı demek olub bunların makabli2 yani üst tarafı ekseriya sakin olur.

اۆرمق : urmak, سۉزمك : süzmek gibi.

Osmani elifbada:

مك مق
mekmak

Bazende meftuh3 olur ve fethada iki dürlü bulunup eğer sakil olur ise edat-ı masdarın makabline Elif: ا gelir.

اۏينامق : oynamak gibi. Eğer fetha hafif olur ise edat-ı masdarın makabline Ha-ı Resmiye: ه‌ gelir. تۉره‌مك : türemek, اۉره‌مك : üremek gibi.

Bazende meksur4 olur ve bu halde edat-ı masdarın makabline Ya: ى yazılır.

چۉريمك : çürimek, آغريمق : ağrımak gibi.

Bazende mazmum5 olur ve o halde makabline Vav: و yazılır.

قۆرۆمق : korumak, سۉرۉمك : sürümek gibi.

Lakin edat-ı masdarların makabli fetha-i hafife ile meftuh oldığı halde Ha-ı Resmiye: ه‌ konmaksızın başka bir masdara iltibas lazım gelmez yani benzemek iktiza itmez ise o halde Ha-ı Resmiye: ه‌ ihtisar6 içun hazf7 olunur.

سويلمك : söylemek, ايڭلمك : inlemek, ايشلمك : işlemek, بڭزمك : benzemek, تترمك : titremek, گوشمك : gevşemek, اسرگمك : esirgemek, گيزلمك : gizlemek, كيشنمك : kişnemek, گوه‌لمك : gevelemek, دپه‌لمك : depelemek, بللمك : bellemek, بسلمك : beslemek gibi.

Eğer iltibas8 lazım gelür ise yani kelimenin okunmasında iştibah9 olur ise ol vakit Ha-ı Resmiye:

ه‌ hazfı caiz10 olmaz ve yazılır.

بزمك بزه‌مك
bezmekbezemek
دۉزلمك دۉزله‌مك
düzelmekdüzlemek
اۉرمك اۉره‌مك
ürmeküremek
بيلمك بيله‌مك
bilmekbilemek
دۉشمك دۉشه‌مك
düşmekdüşemek
ديلمك ديله‌مك
dilmekdilemek
گۊػرمك كۉكره‌مك
göğermekkükremek
اػرلمك اػرله‌مك
eğerlemekeğrilemek

Lakin

اۊده‌مك : ödemek, اله‌مك : elemek, دنه‌مك : denemek, چيسه‌مك : çisemek masdarlarında her ne kadar iltibas yoğısada yine Ha-ı Resmiye: ه‌ yazılır.

Elhasıl11 bu huruf12-ı imla kelimeyi okutturmak içün bir nev’ hareke olub icabına göre bazen yazılur ve bazen yazılmaz. Mesela düzelmek gibi okunmasın diye düzlemek masdarında Ha yazılmak lazımdır ama söylemek masdarı Ha-ı Resmiye: ه‌ olmadan yazılabilir. Zira13 başka kelimeye müşabeheti14 yoktur.

Aslı İtibariyle

Masdar aslı itibariyle üç dürlüdür: fiili, ismi, vasfidir.

Masdar-ı Fiili

Masdar-ı fiili madde-i asliyesi fiil olan kelimeler olub ahirlerine mak ve mek lafızları getirilir.

اۏقۆمق : okumak, گۉلمك : gülmek gibi.

Masdar-ı İsmi

Masdar-ı ismi madde-i asliyesi isim olan kelimeler olub edat-ı masdar olan mek ve mak lafızlarının makabline birer de Lam-ı Meftuha15 getirilir.

ديشلمك : dişlemek, شيشلمك : şişlemek, طاشلمق : taşlamak, كاغدلامق : kağıdlamak gibi.

Masdar-ı Vasfi

Masdar-ı vasfi madde-i asliyesi sıfat olan kelimeler olub edat-ı masdarın makabline feth ile -laş, -leş, -lan, -len getirilir.

كۊتۉلشمك : kötüleşmek, أيۆلشمك : eyüleşmek, گۉزللنمك : güzellenmek, چيركينلنمك : çirkinlenmek gibi.

Osmani elifbada:

لن لش
lan, lenlaş, leş

Maddesi İtibariyle

Masdar maddesi itibariyle iki dürlürdür: mücerred ve mezidun fih.

Mücerred Masdar

Mücerred madde-i asliyesinde sonradan katılma harf olmayan masdarlardır. Buda ya (sünai) yani iki harfli ve ya (sülasi) yani üç harfli ve ya (rubai) yani dört harfli olur.

Sünai ياپمق : yazmak, گلمك : gelmek, sülasi آيرمق : ayırmak, اسنمك : esnemek, rubai اۉرپرمك : ürpermek, آقسرمق : aksırmak gibi.

İkazايقاظ
Bir kelimenin kaç harfli olduğunu tayin ederken harekeleri hesaba dahil etmeyiz.

Bunlardan ma’ada16 şaz17 olarak bir harfli masdarlar vardır.

ديمك : dimek, يۆمق : yumak, يمك : yemek gibi.

Ve beş harfli masdarlarda vardır.

اصمارلمق : ısmarlamak gibi.

Mezidun Fih Masdar

Mezidun fih madde-i asliyesine sonradan harf katılan masdarlardır. Buda dört nev’dir: mutavaat, iştirak18, teaddiye, ismi ve vasfi

Mutavaat

Mutavaat fiileridir ki edat-ı masdardan evvel Latini elifbada -n, -un, -ün, Osmani elifbada Nun: ن getirilir.

بۊلنمك بۊلمك
bulunmakbulmak
طۏپلانمق طۏپلامق
toplanmaktoplamak
يۆوارلانمق يۆوارلامق
yuvarlanmakyuvarlamak

Mutavaat Nun’iyle: ن edat-ı mechul olan Nun: ن birbirine benzediğinden eğer o iş failine yani işliyene nisbet olunur ise mutavaat ve eğer faili terk olunubda mef’ule nisbeti itibar olunur ise mechul olur.

Mutavaat misali:

Misalمثال

بر آدمڭ كندى كندينه‌ سۊيلنمسى
bir adamın kendi kendine söylenmesi

Mechul misali:

Misalمثال

بر سۊزڭ سۊيلنمسى
bir sözün söylenmesi

Edat-ı masdarın makabli sakin olan yerlerde bazende mutavaat Lam: ل ile yazılur.

قرلمق : kırılmak, يازلمق : yazılmak gibi.

Ve bu surette dahi mechul edat-ı olan Lam ile birbirine müşabehet yani benzemek vak’ olur ve o halde birbirinden mânâ cihetiyle fark olunurlar.

Mutavaat misali:

Misalمثال

بر آدمب اياق اۉزرنده‌ ديكلمسى
bir adamın ayak üzerinde dikilmesi

Mechul misali:

Misalمثال

اغاجڭ ديكلمسى
ağacın dikilmesi

İştirak

İştirak yani ortaklık manasını ifade içun edat-ı masdarın makabline Latini elifbada -ş, -ış, -iş, -uş, -üş, Osmani elifbada Şın: ش getürilen masdarlardır.

گۊرشمك گۊرمك
görüşmekgörmek
سوشمك سومك
sevişmeksevmek
باغرشمق باغرمق
bağrışmakbağırmak

Yalnız şaz olarak طۏقنمق : dokunmak masdarından Nun: ن hazf olunarak طۏقشمق : tokuşmak gelür. Ve işbu Şın: ش bazende mutavaat manasına gelür.

صارشمق صارمق
sarışmaksarmak
قاتشمق قاتمق
katışmakkatmak

Teaddiye

Teaddiye manasını ifade içun masdarın makabline Te: ت yahud Latini elifbada -dır, -dir, -dur, -dür, -tır, -tir, -tur, -tür, Osmani elifbada در getürilen masdarlardır.

اۆيۆتمق اۆيۆمق
uyutmakuyumak
گۉلدرمك گۉلمك
güldürmekgülmek

İsmi ve Vasfi

İsimlerin ve sıfatların ahirine Lam-ı meftuha15 ile ve yahud Lam: ل ve Nun: ن yani لن ile edat-ı masdar getirilir.

طاشلامق : taşlamak, جلاله‌مق : cilalamak كاغدله‌مق : kağıdlamak, قارالنمق : karalanmak بياضلنمق : beyazlanmak gibi.

Terkib Cihetiyle

Terkib cihetiyle masdar iki dürlüdür: basit ve mürekkeb.

Masdar-ı Basit

Masdar-ı basit zat-ı masdara başka bir şey katılmayan masdardır.

گلمك : gelmek, اۏلمق : olmak gibi.

Masdar-ı Mürekkeb

Masdar-ı mürekkeb ahirine başka kelime ve ya lafız katılan masdardır. Mürekkeb masdarlar dahi beş dürlüdür: iktidari, tacil, mukarebe, istimrari, ismi yahud vasfi yahud fiili

Masdar-ı İktidari

Masdar-ı iktidaridir ki bir masdarın edat-ı masdarı Ha-ı Resmiye’ye: ه‌ tebdil idilerek ahirine Latini elifbada bilmek, Osmani elifbada بيلمك masdarı getürilür.

آصه‌ بيلمك : asabilmek, يازه‌ بيلمك : yazabilmek gibi.

Eğer edat-ı masdarın makabli harekeli olur ise Ha-ı Resmiye’den: ه‌ evvel birde Ye: ى ziyade kılınur.

اغلايا بيلمك اغلامق
ağlayabilmekağlamak
ديڭله‌يه‌ بيلمك ديڭله‌مك
dinleyebilmekdinlemek
طۏغرايه‌ بيلمك طۏغرامق
doğrayabilmekdoğramak

Masdar-ı Tacil

Masdar-ı tacildir ki buda edat-ı masdar Ye’ye: ى yahud Vav’a: و tebdil olunduktan sonra ahirine Latini elifbada virmek, Osmani elifbada ويرمك masdarı getürilerek yapılur.

أزيويرمك : ezivirmek, بۏزۆويرمك : bozuvirmek gibi.

Ve eğer edat-ı masdarın makabli harekelü olur ise ol vakit iki Ye: ى getürilür.

بكلييويرمك : bekleyivirmek, آڭلاييويرمك : ağlayıvirmek, اۏقۆييويرمك : okuyıvirmek gibi.

Masdar-ı Mukarebe

Masdar-ı mukarebedir ki bir masdarın edat-ı masdarı Ha-ı Resmiye’ye: ه‌ tebdil olunduktan sonra ahirine Latini elifbada yazmak, Osmani elifbada يازمق masdarı getürilür.

گۊره‌ يازدى : göreyazdı, بيله‌ يازدى : bileyazdı, اۏقۆيه‌ يازدى : okuyayazdı gibi.

İkazايقاظ
Lakin işbu masdarın fiil-i mazisinden gayrisi kullanılmaz.

Masdar-ı İstimrari

Masdar-ı istimraridir ki bir masdarın edat-ı masdarı Ha-ı Resmiye’ye: ه‌ tebdil olunduktan sonra ahirine Latini elifbada gelmek, Osmani elifbada گلمك masdarı getürilür.

ايده‌ گلدى : idegeldi, اۏله‌ گلدى : olageldi, اۏقيه‌ گلمش : okuyagelmiş, يازا گلمش : yazagelmiş, چكيله‌ گلمش : çekilegelmiş gibi.

Ve bu masdar-ı istimrarilerin dahi fiil-i mazi sigaları kullanılur.

Ve yalnız چيقمق : çıkmak masdarından terkib iden fiil-i istimrari müfacat19 manasını ifade ider.

چيقه‌ گلدى : çıkageldi gibi.

İsmi yahud Vasfi yahud Fiili

İsim yahud sıfat yahud fiil ile bir masdar-ı basitten terkib iden masdarlardır.

قارن طيۆرمق : karın doyurmak, آچ قالمق : aç kalmak, اۏقۆمش اۏلمق : okumuş olmak gibi.

Buda iki dürlüdür: ef’al-i hassadan mürekkeb ve ef’al-i ammeden mürekkeb

Ef’al-i Hassadan Mürekkeb

İsim yahud sıfat ile ef’al-i hassanın birinden terkib ider.

صۆ ايچمك : su içmek, چبلاق گيدرمك : çıblak geydirmek gibi.

Ef’al-i Ammeden Mürekkeb

İsim ya sıfat ile ef’al-i ammenin birinden terkib ider.

ياردم ايتمك : yardım itmek, غازى اۏلمق : gazi olmak, مرحمت أيلمك : merhamet eylemek, بۏرجلۆ قيلمق : borclu kılmak, اۏقۆمش اۏلمق : okumuş olmak, يازار اۏلمق : yazar olmak, سوه‌جڭ اۏلمق : sevecen olmak gibi.

ياپمق : yapmak lafzı dahi ef’al-i ammeden ise de yapmak daima isimler ile terkib idub ism-i masdarlar ve yahud sıfatlarla terkib itmez. أو ياپمق : ev yapmak, كتاب ياپمق :kitap yapmak gibi.

Ve ياپمق : bulunmak olmak manasına gelür.

حاضر بۆلنمق : hazır bulunmak gibi.

Ve بيۆرمق : buyurmak ta’zim makamında olarak itmek manasına gelür.

احسان بيۆرمق : ihsan buyurmak, تلطيف بيۆرمق : taltif buyurmak gibi.

Mânâ Cihetiyle

Masdarlar mânâ cihetiyle iki kısımdır: amme20 ve hassa21.

Amme masdarları:

يتمك : yetmek, أيلمك : eylemek, قيلمق : kılmak, اۏلمق : olmak, ياپمق : yapmak, بۆلنمق : bulunmak, بيۆرمق : buyurmak gibidir.

Bunlardan olmak ve bulunmak masdarları lazım ve ma’adaları mak’adidir.

Ve amme oldığı beyan olunan fiillerden gayrisi hassadır.

گلمك : gelmek, گيتمك : gitmek, اۊلدرمك : öldürmek gibi.

Mef’ulun Bihine Nisbetle

Masdar mef’ulun bihine nisbetle iki kısımdır. Biri lazım ve diğeri müteaddidir22. Çünki her bir masdar bir işi ifade itdiği cihetle elbette o işin faili23 bulunacağından eğer masdarın manası o failin hali olurda gayriye dokunmaz ise ana lazım ve eğer masdarın manası failin işi olubda gayriye dokunur ise ana da müteaddi dinür ve ol başkası ne ise ana dahi mef’ul24 dinilür.

Lazım olan masdarlar گۉلمك : gülmek, اغلامق : ağlamak, müteaddi olan masdarlar dahi

دۊػمك : döğmek, ياقمق : yakmak, كسمك : kesmek gibi.

Gülmek ve ağlamak bir adamın halidir ve başkasına dokunmaz. Döğmek, yakmak ve kesmek ise bir iştir ve başka birisine yada bir şeye dokunur.

Fiil-i lazımlar mef’ulun bih almayub bazen mef’ulun ileyh alurlar.

بغچه‌يه‌ چيقمك : bağçeye çıkmak gibi.

Müteaddi iki kısımdır: sema’i ve kıyasi.

Sema-i Müteaddi Masdar

Sema’i aslında müteaddi olan kelimedir ki anlar nasıl işidilmiş ise öylece kullanılur.

قيرمق : kırmak, ييرتمق : yırtmak, ياقمق : yakmak gibi.

Kıyasi Müteaddi Masdar

Kıyasi aslında lazım olan fiillere edat-ı teaddi olan Latini elifbada -dır, -dir, -dur, -dür, -tır, -tir, -tur, -tür ve Osmani elifbada در lafzı ile Te: ت harfinin ilavesiyle müteaddi olan masdarlardır.

قيرمق : kırmak, ييرتمق : yırtmak, ياقمق : yakmak gibi.

گۉلدرمك گۉلمكدن
güldürmekgülmekten
اغلاتمق اغلامقدن
ağlatmakağlamaktan

Eğer edat-ı masdarın makabli Ra’dan: ر başka bir harf-i sakin olursa müteaddi yapmak içun Latini elifbada -dır, -dir, -dur, -dür, -tır, -tir, -tur, -tür ve Osmani elifbada در lafzı getürilür.

سومك : sevmek, سودرمك : sevdirmek gibi.

Ve eğer Ra: ر olub madde-i asliye dahi söylenme de iki harfden ibaret ise yine Latini elifbada -dır, -dir, -dur, -dür, -tır, -tir, -tur, -tür ve Osmani elifbada در lafzı ilave kılınur.

طۆرمق : durmak, طۆردرمق : durdurmak gibi.

Ve eğer iki harfden ziyade ise Te: ت ilave olunur.

اغارمق : ağarmak, اغارتمق : ağartmak gibi.

Lazım olan masdarlar dahi ya sema’i ve yahud kıyasi olur. Sema’iye misal: گيرمك : girmek, چيقمق : çıkmak gibi.

Kıyasi de fiil müteaddilerden yapılub edat-ı masdarın makabline Nun: ن ve yahud Lam: ل ilave kılınur.

گۊرنمك گۊرمك
görünmekgörmek
ييقانمق ييقامق
yıkanmakyıkamak
قيرلمق قيرمق
kırılmakkırmak
آچلمق آچمق
açılmakaçmak

Failine Nisbetle

Masdar failine yani o işi işleyene nisbetle iki kısımdır. Biri ma’lum25 ve u biri mechul26dur. Böyle uyumak ve kırmak gibi failine nispet olunan masdarlara malum25 dinilür. Ve eğer müteaddinin failinden kat’-ı nazar27 ile yalnız mef’uline taalluk28u muteber29 olursa mechul26 dinilür.

Mechuller fiil-i müteaddilerden yapılub ol fiillerden mechul gelmez ve mechuller mutavaat gibi bazen Nun: ن ve bazen Lam: ل ilavesiyle yapılur.

Ve bunda da kaide eğer asıl maddenin ahiri müteharrik30 yani harekelü ve yahud Lam: ل olmazsa mechul yapmak içun Lam: ل getürilür.

اۆرلمق اۆرمق
urulmakurmak
كسلمك كسمك
kesilmekkesmek

Ve eğer ahiri harekelü ve ya Lam: ل olursa ol vakit Nun: ن getürilür.

اۏقۆنمق اۏقۆمق
okunmakokumak
آرانمق آرامق
aranmakaramak
بيلنمك بيلمك
bilinmekbilmek

Edat İtibariyle

Masdar edat itibariyle üç kısımdır: asli, tekidi, tahfifi.

Masdar-ı Asli

Masdar-ı asli ahirinde mak ve mek edatı bulunan masdarlardır.

آلمق : almak, گۉلمك : gülmek gibi.

Masdar-ı Tekidi

Masdar-ı tekidi sakillerin ahirine Latini elifbada -lık, -luk ve Osmani elifbada لق ve hafiflerin ahirine Latini elifbada -lik, -lük ve Osmani elifbada لك getürilen masdarlardır.

آلمقلق : almaklık, گۉلمكلك : gülmeklik gibi.

Masdar-ı Tahfifi

Masdar-ı tahfifi ahirindeki Kaf: ق ve Kef: ك Ha-ı Resmiye’ye: ه‌ tebdil olunan masdarlardır.

آلمه‌ : alma, گۉلمه‌ : gülme gibi.

Mananın Zuhuru İtibariyle

Masdar manasının zuhuru itibariyle iki kısımdır. Biri müsbet31 ve u biri menfi32dir.

Müsbet kendusinde varlık manası bulunan masdarlardır.

گۊرمك : görmek, گيتمك : gitmek gibi.

Menfi kendisinde yokluk manası olan masdarlar.

گۊرممك : görmemek, گيتمامك : gitmemek gibi.

Ve müsbet masdarları menfi yapmak içun her edat-ı masdarın ibtidasına bir meftuh Mim: م 33 getürilür.

گزمك : gezmek, گزممك : gezmemek gibi.

Yalnız fiil-i iktidarilerin menfisinden bilmek masdarı getürilmiyerek heman birinci cezinde olan Ha-ı Resmiye: ه‌ ve edat-ı nehy olan Mim: م ve edat-ı masdar ile iktifa kılınur.

گۊره‌بيلمك : görebilmek, گۊره‌ممك : görememek gibi.

Ve Mim’in fethasını beyan34 içun bazende bir Elif: ا yazılur.

ياپمق : yapmak, ياپمامق : yapmamak gibi.

İsti’mali İtibariyle

Masdar isti’mali yani kullanılması itibariyle üç dürlüdür: asıl, hasıl, ism-i.

Asıl Masdar

Asıl masdar ahirinde mak ve mek edatı bulunan masdarlardır. Geçen misaller gibi.

Hasıl Masdar

Ve kendusinde masdar manası çıkub ve o mânâ masdarın dışaruda görinen haline delalet itdiği halde öyle olan lafzada hasıl masdar dirler. Ve bunda kaide edat-ı masdarı Şın’a: ش tebdil itmektir.

گلش گلمك
gelişgelmek
گۊرش گۊرمك
görüşgörmek

Eğer edat-ı masdarın makablinde hareke bulunursa Şın’dan: ش evvel bir de Ye: ى ziyade kılınur.

آرايش آرامق
arayışaramak
سۊيليش سۊيلمك
söyleyişsöylemek
طۏقۆيش طۏقۆمق
dokuyuşdokumak

Ve edat-ı masdarın makablinde olan Te: ت hasıl masdarda harekelendiği içun Dal’a: د kalb olunur.

گيدش گيتمك
gidişgitmek
سۊيلدش سۊيلتمك
söyledişsöyletmek

İsm-i Masdar

İsm-i masdar kendulerinde edat-ı masdar olmayub mânâ-i masdarının ismi olarak bulunan lafızlardır ve bunun nev’i çok olub heman cümlesi sema’idir.

ياردم : yardım, صۏرغۆ : sorgu, بيۆرق : buyruk, گزنتى : gezinti, آلم : alım, صاتم : satım, ايچم : içim gibi.

Hâmiş

  1. terkib: birkaç kelimenin birleşip yeni bir mânâ ifade etmesi hali

  2. mâkabl: bir şeyin kendinden evvel olanı, önce, geçmiş. Zıttı: mâbad35

  3. meftuh: harekesi üstün yâni fetha olup “a, e” şeklinde okunan, fethalı harf

  4. meksur: esre kesre ile harekeli olup “ı, i” şeklinde okunan, kesreli harf, kırılmış, kırık

  5. mazmum: harekesi ötre, zamme olup “o, ö, u, ü” şeklinde okunan, zammeli harf, ilâve edilmiş, eklenmiş, zammedilmiş

  6. ihtisar: sâdeleştirme, basitleştirme

  7. hazf: saklama, söylememe, çıkarma, kaldırma, silme

  8. iltibas: fazla benzerlikten veya mananın başka tarafa çekilmeğe elverişli olmasından ileri gelen karışıklık, başka bir şeye benzetilmekten doğan şüphe ve tereddüt

  9. iştibah: şüphe etme, şüphelenme

  10. caiz: yerinde, uygun, doğru olan şey

  11. elhasıl: sözün kısası, hâsılı, velhâsıl

  12. huruf: harfler

  13. zira: çünkü, şundan dolayı

  14. müşabehet: benzerlik, benzeyiş

  15. Lam-ı meftuha: Lam harfinin a, e ile harekelenmiş hali, -la, -le 2

  16. ma’ada: Ar. mā “şey” ve istisnâ edatı ‘adā ile mā-‘adā, –den başka, –den gayri

  17. şaz: umumi kaidelere uymayan, kaide dışı, istisna olan, müstesna

  18. iştirak: birlik olma, ittihad, ortak olma, birlikte bir iş yapma

  19. müfacat: ansızın, ansızın gelme, erişme, ânîden olma

  20. amme: herkes, umum, millete ait, hususi olmayan

  21. hassa: bir şeye veya bir kimseye mahsus olan, yalnız onda bulunan hal, keyfiyet

  22. müteaddi: teaddi sahibi. Bak: teaddi36

  23. fail: bir fiilin ifade ettiği işi yapan veya bildirdiği hale sahip olan kimse veya şey

  24. mef’ul: bir fiilin tesirinde kalan şey veya kimse

  25. malum: herkes tarafından bilinen, öğrenilmiş olan şey, malum fiil 2

  26. mechul: bilinmeyen, tanınmayan, belli olmayan, mechul fiil 2

  27. kat’-ı nazar: alakayı kesmek, bir şeye bakmaktan vazgeçmek, devam etmeyecek şekilde bitirme, son verme

  28. taalluk: ilgi, bağ, ilişik

  29. muteber: hürmet gören, itibarlı, itimat edilir, makbul

  30. müteharrik: harekesi olan, harekeli (harf), hareket eden, hareket hâlinde olan

  31. müspet: doğru, sağlam, faydalı, ispatlı, gerçek, hakiki, vaki

  32. menfi: yanlış, çürük, faydasız, sahte

  33. Mim-i meftuha: Mim harfinin a, e ile harekelenmiş hali, -ma, -me

  34. beyan: izah etme, anlatma, ifade etme

  35. mâbad: bir şeyin kendinden ahir olanı, sonra, arka, devam

  36. teaddi: fiilin gösterdiği işin mef’ûle tesir etmesi, gayret, hareket, saldırma

KadimElifba

"Gayret bizden, tevfîk Allah'tan."