Kelime — 4

İsm-i İşaret

İsm-i işaret bir kelimedir ki anınla bir şeye işaret olunur. İşaret olunan şeye de müşarün ileyh1 derler. İsm-i işaret 3 dürlüdür: İşaret-i Zat, İşaret-i Mekan, İşaret-i Vasıf

İsm-i İşaret-i Zat

İşaret-i zat göz ile görünen bir zatı ve ya şeyi işaret için kullanılır ve bu, şu, o kelimeleridir. Cemʿlerinde bunlar, şunlar, anlar denilir.

Osmani elifbada:

اۏشۆبۆ
oşubu
آنلر شۆنلر بۆنلر
anlarşunlarbunlar
Misalمثال

بۆ چۏجق عقللۆدر
bu çocuk akıllıdır

شۆ افندى گۉزل چاليشۆر
şu efendi güzel çalışır

اۏ بيۉق قۏناغڭ قپۆسى تيمۉردندر
o büyük konağın kapusu temürdendir

İsm-i İşaret-i Mekan

İşaret-i mekan göz ile görünen bir yere işaret içun kullanılır ve bura, şura, ora kelimeleridir. Cemʿlerinde buralar, şuralar, oralar denilir.

Osmani elifbada:

اۏراشۆرابۆرا
oraşurabura
اۏرالرشۆرالربۆرالر
oralarşuralarburalar
Misalمثال

بۆرايه‌ اۏتۆرالم
buraya oturalım

شۆراسى پك گۉزلدر
şurası pek güzeldir

اۏراسنى بن بيلۉرم
orasını ben bilirim

İsm-i İşaret-i Vasıf

İşaret-i vasıf göz ile görünen şeyin sıfatına ve haline işaret içun kullanılır ve böyle, şöyle, öyle kelimeleridir.

Osmani elifbada:

اۊيله‌شۊيله‌بۊيله‌
öyleşöyleböyle
Misalمثال

بۉيله‌ أيۆ آدملرى هر ايشده‌ قۆللانمليدر
böyle eyü adamları her işte kullanmalıdır

شۊيله‌ باغى بغچه‌سى گۉزل مملكت وارمي؟
şöyle bağı bağçesi güzel memleket var mı?

اۊيله‌ كتابدن كيم اۏلسه‌ اۏقۆر
öyle kitabdan kim olsa okur

Yakınlık ve Uzaklık Hali

İşbu ism-i işaretlerden bu, bura, böyle yakın içun ve şu, o, şura, ora, şöyle, öyle uzak içun kullanılır.

Pek yakın murad idilecek olduğu halde edat-ı tenbih işbu kullanılır. Edat-ı tenbih aşağıda kendi bahsinde izah olunur.

Ve pek uzağa işaret itmek içun dahi (di şu, di şurası, di şöyle, di ha) kelimeleri kullanılır ise de böyle yalnız ağızdan söylenir yazı ile yazılmaları asla muvafık2 değildir.

Osmani elifbada:

دى شۏراسىدى شۏ
di şurasıdi şu
دى هادى شۊيله‌
di hadi şöyle

Edat-ı Tenbih

Ve bazen bu kelimesinin evveline edat-ı tenbih3 olan lafzı ilave olunarak işbu denilir. İşbu lafzı söz içerisinde evvelde bahsi geçen bir şeye işaret etmek için, dikkati o şeye çekmek için kullanılır.

Şerhشرح

Osmani elifbada: - işbu: اشبۆ şeklinde yazılır.

Misalمثال

اشبۆ مصلحت بتمك اۉزره‌در
işbu maslahat4 bitmek üzeredir

Ahval-i Erbaa

İsm-i işaretlerde dahi ahval-i erbaa cari olur

اسم اشارتلرده‌ دخى احوال اربعه‌ جارى اۏلۆر

مجردمفعۆل بهمفعۆل اليهمضاف اليه
MücerredMef’ulun BihMef’ulun İleyhMuzafun İleyh
بۆبۆنىبۆڭابۆنڭ
bubunubunabunun
اۏآنىآڭاآنڭ
oanıanaanın
شۆشۆنىشۆڭاشۆنڭ
şuşunuşunaşunun
بۆنلربۆنلرىبۆنلره‌بۆنلرڭ
bunlarbunlarıbunlarabunların
شۆنلرشۆنلرىشۆنلره‌شۆنلرڭ
şunlarşunlarışunlaraşunların
بۆرابۆرايىبۆرايه‌بۆرانڭ
buraburayıburayaburanın
شۆراشۆرايىشۆرايه‌شۆرانڭ
şuraşurayışurayaşuranın
Şerhشرح

böyle, şöyle, di ha kelimelerinin ahval-i erbaası yoktur.

بۊيله‌، شۊيله‌، دى ها كلمه‌لرينڭ احوال اربعه‌سى يۏقدر.

Hâmiş

  1. müşarün ileyh: 1.Adı geçen, sözü edilen, anılan, işâret edilen kimse, 2.Yazılı, sözlü ifâdelerde ve bilhassa resmî yazışmalarda makam ve mevkice yüksek kimseler için kullanılırdı

  2. muvafık: 1.Münâsip, 2.Aynı tarafı destekleyen, aynı görüşü paylaşan, birbirine muhâlif olmayan kimselerden her biri

  3. tenbih: Bir şeyin yapılıp yapılmamasını, şöyle veya böyle yapılmasını söyleme ve bunu üzerinde durarak hatırlatma

  4. maslahat: 1.İş, husus, mesele, 2.İyi olan ve iyiliğe yol açan, hayır getiren, fayda sağlayan şey. Karşıtı: Mefsedet

KadimElifba

"Gayret bizden, tevfîk Allah'tan."