İsim bir kelimedir ki göze görünen insan, hayvan, nebat, cemadat ve sair eşyadan birini ve yahud hatra gelen şeyi bildirir. Misal: Ahmed bir şahsın ismidir. Deve bir hayvanı bildirir. Zeytin bir nebatı bildirir. Kalem yazı yazacak şeyi bildirir. Akıl tefekkür eden şeyi bildirir.
İsm-i Cins ve İsm-i İlim
İsm-i cins bir şeyin her danesi içün kullanılabilir. Misal: koyun ile çiçek kelimeleridir ki koyun cinsinin her birine koyun, çiçek cinsinin her birine çiçek denir.
İsm-i ilim belli bir şeyi içün kullanılur ve başka bir şey içün kullanılamaz. Misal: İstanbul ile Esgidar kelimeleridir ki yalnız İstanbul ve Esgidar şehirleri içün kullanılırlar, başka şehirlere İstanbul ve Esgidar denilemez.
Müfrid ve Cemʿ Halleri
İsimler 2 kısımdır: müfrid1 ya cemʿ2. Müfrid tek olan, bir tane olan demektir. Cemʿ birden ziyade3 olan demektir.
Bir ismin cemʿ hali, müfrid haline -ler, -lar lafzı getirilerek yapılır. Misal: kalemler, kitablar, evler, bağçeler ilh.
Osmani elifbada: - -lar, -ler: لر
Sakil ve hafif harekelere göre değişmez.
Mücerred, Mübteda ve Haber
İsim kendi bulunduğu hal üzere kullanılırsa ana mücerred4 denir. Misal: dağ, bağ
Mücerred isimler mübteda5 ya haber6 olurlar. İsim cümlelerinde tarif, beyan, hüküm, tabir, vaziyet ilh. bildiren isme haber denir. Haberin hakkında tarif, beyan, hüküm, tabir, vaziyet ilh. bildirdiği kelimeye mübteda denir. Misal: İstanbul payitahttır, denildikte İstanbul mübteda, payitaht haber olur.
Mübteda umumen marife7 isim, haber ise umumen nekre8 isimdir.
Osmani elifbada: - -dır, -dir, -dur, -dür, -tır, -tir, -tur, -tür: در şeklinde yazılır ve Edat-ı Haber denir.
Mef’ulün Bih, Mef’ulün İleyh
İsimler fiil cümlelerinde fiile müteallik9 olarak kullanılabilir. Böyle cümlelerde isim, fiile dair mekan, zaman, hedef, muhatab ilh. hususları bildirir.
İsmin ahiri meksur10 yani esre kılınıp alamet olarakta ى yazılır ise ana mef’ulün bih denir. Misal: kitabı severim dediğimizde kitabı kelimesi gibi.
Eğer mef’ulün bih nekre olur ise mef’ulün bih edatı olan ى getirilmez. Misal: su içtim, üzüm aldım gibi ki hangi su ve hangi üzüm bilinmez.
İsmin ahiri meftuh11 yani üstün kılınıp alamet olarakta ه yazılır ise ana mef’ulün ileyh denir. Misal: derse çalıştım dediğimizde derse kelimesi gibi.
Mef’ulün bih ile mef’ulün ileyh ahirlerinde harf-i imla bulunur ise bir de ى ziyade kılınır. Misal: elmayı aldım, bağçeye girdim
İzafet
İzafet12 bir ismi başka bir isme rabt etmek yani bağlamakdır.
İzafetin iki tarafı vardır. Birine muzafun-ileyh13 ve u birine de muzaf14 dirler. Muzafun-ileyh evvel, muzaf ise muzafun-ileyhten sonra getirilir.
İzafet iki kısımdır: izafet-i lamiyye15, izafet-i beyaniyye16
İzafet-i Lamiyye
Muzafun-ileyhin ahirine ڭ getirilir ve muzafın ahirine ى konarak muzafun-ileyhten sonra getirilir. Misal: İstanbul’un üzümü dediğimizde İstanbul muzafun-ileyh ve üzüm ise muzaf olur.
Eğer muzafun-ileyhin ahirinde harf-i imla bulunur ise bir de ن ziyade kılınır. Misal: bağçenin çiçeği, elmanın çekirdeği gibi.
Ve eğer muzafın ahirinde harf-i imla bulunur ise bir س ilave edilir. Misal: Medine’nin hurması, ağacın zerdalisi gibi.
Ve eğer muzafın ahiri ى olubda sakin olur ise harf-i imla bulunmayan kelimeler misillü bir ى getirilir. Misal: huy, koy, toy, soy kelimelerinde şu adamın huyu, denizin koyu, insanın toyu, felan adamın soyu denildiği gibi.
Su lafzı muzafun-ileyh oldukta suyun ve muzaf oldukta suyu denilir.
Ve isimlerin ahiri ق olubda harekelenir ise ق harfi غ harfine tebdil olunacağından muzafın dahi ahiri ق olur ise غ harfine tebdil olunur. Misal: kestanenin kabuğu gibi.
Ve bazen muzafun-ileyhten ڭ hızf olunur ve yalnız muzafın kesresi kalır. Misal: mahalle bekçisi, ocak ateşi, mum makarası gibi.
İzafet-i Beyaniyye
İzafet-i beyaniyyede muzafun-ileyh muzafın nev’ini17 bildirir ve muzafların bazısı ى ile kullanılır. Misal: nar ağacı
Muzafların bazıları da mücerred olarak kullanılır. Misal: gümüş yüzük, elmaz küpe gibi.
İsm-i Tasgir
Tasgir18 küçültme demektir. İsm-i tasgir, bir ismin küçük halini bildirir ve ismin ahirine hafif harekeli ise -cik ve ceğiz, sakil harekeli ise -cık ve -cağız getirildikte olur. Misal: hanecik, evceğiz, odacık, kızcağız gibi ki küçük hane, küçük ev, küçük oda, küçük kız dimek olur.
Osmani elifba ile:
- -cik ve ceğiz: جك ve جگز
- -cık ve -cağız: جق ve جغز
İsmin ahiri ق yahud ك olursa hazf olunur. Misal: büyük - büyücek, konak - konacak gibi.
Cedveller
Ahval-i Erbaanın Tafsili Bu Cedvelde Malum Olur
Hâmiş
-
müfrid: tek, ayrı, yalnız ↩
-
cem’: çok, bir araya gelme, cemiyet, meclis ↩
-
ziyade: çok, fazla ↩
-
tek başına, yalnız ↩
-
mübteda: isim cümlelerinde fail olan kelime, müsnedün-ileyh ↩
-
haber: isim cümlelerinde yapılan işi veya vaziyeti bildiren kelime ↩
-
marife: bilinen ↩
-
nekre: bilinmeyen ↩
-
müteallik: âit, dâir, ilgili, alâkalı ↩
-
meksur: kesre ile harekelenmiş ↩
-
meftuh: fetha ile harekelenmiş ↩
-
izafet: rabt etme, bağlama, nispet etme ↩
-
muzafun-ileyh: isim terkiblerindeki ilk kelime ↩
-
muzaf: isim terkiblerindeki ikinci kelime, izafe edilen, bir şeye, bir kimseye bağlanan, katılan, eklenen ↩
-
lamiyye: lam harfiyle alakalı, lam harfi şeklinde olan ↩
-
beyaniyye: ↩
-
nev’: cins, tür, çeşit ↩
-
tasgir: küçültme, küçültülme ↩