Fiil bir kelimedir ki bir işin yahud bir keyfiyetin üç zemandan kangısında vuku1 buldığını bildirir. Nitekim falan efendi çok okudu yazdı nihayet2 yoruldu, uyudu didiğimizde okuyup yazmak ki birer işdir ve yorulub uyumak ki birer keyfiyettir. Bunların geçmiş zemanda vuku buldığı anlaşılur.
Üç zemandan birincisi geçmiş vakittir3 ki ana mazi4 dinilür. İkincisi şimdiki vakittir ki ana dahi hal dinilür. Üçüncüsü gelecek vakittir ana dahi zeman-ı istikbal5 ve müstakbel6 dinilür. Mazi iki dürlüdür. Biri mazi-i şuhudidir7. Geldi gibi ki falan adam geldi gördüm dimek olur. Diğeri mazi-i naklidir8. Gelmiş gibi ki falan adam geldi görmedim ama işittim dimek olur.
Edat-ı masdar atılursa kelimenin madde-i9 asliyesi10 kalur. Nitekim sevmek ve yazmak kelimelerinden -mek ve -mak lafızları atıldıkta sev ve yaz kalur. İşte buna emr-i11 hazır dinilür. Emr-i hazırın menfisine nehy-i12 hazır dinilür. Sevme, yazma gibi. Bu madde-i asliyeden pek çok kelimeler müştak13 olur. Yani ana hareke ve harfler ilavesiyle dürlü suretler peyda14 olur ki anlara siga15 dinilür.
Fiil sigaları kendi kısımlarında ve hususi bablarında beyan olunur.
Hâmiş
-
vuku: olma, meydana gelme, husûle gelme ↩
-
nihayet: soni sonunda, en sonunda ↩
-
vakit: devir, zaman, belirli zaman, maddi imkan ↩
-
mazi: geçmiş, yaşanıp bitmiş, bugüne göre geride kalmış zaman, geçmiş zaman ↩
-
istikbal: gelecek, gelecek zaman, âtî ↩
-
müstakbel: gelecek zaman sîgası, gerçekleşmesi beklenen, ilerideki ↩
-
şuhudi: şahid olunan, görülen ↩
-
nakli: işitilen, nakille öğrenilen, rivayet edilen ↩
-
madde: bir şeyi meydana getiren unsurlardan her biri ↩
-
asliye: kendine mahsus olma, hususiyet ↩
-
emr: iş, şey, husus, olay, hâdise, bir şeyin yapılması veya yapılmaması husûsunda bildirilen kesin hüküm ↩
-
nehy: birini bir şeyden alıkoyma, bir şeyin yapılmasını yasak etme, menetme, engelleme, mani olma ↩
-
müştak: bir kök veya mastardan türetilmiş kelime ↩
-
peyda: meydana getirmek, belirmek, görünmek, açıkta ve meydanda olan, âşikâr, zâhir ↩
-
siga: fiilin çekiminden ortaya çıkan çeşitli şekillerden her biri, Sîga-yı emriyye, Sîga-yı ihbâriyye, Sîga-yı iltizâmiyye, Sîga-yı inşâiyye, Sîga-yı mübâlağa, Sîga-yı mürekkebe, Sîga-yı şartiyye, Sîga-yı temennî, Sîga-yı vücûbî ↩